Enerjide Yüksek Talep Ve Yatırım Potansiyeli

Türkiye büyüyüp geliştikçe, enerji ihtiyacı da artıyor. Hatta ülke oran bakımından Avrupa’nın en çok enerji talep eden ülkesi haline gelmiş durumda.

Artan ihtiyaç, Türkiye’yi yeni ve çağın gerekliliklerine uygun yatırımlar yapmaya yönlendiriyor. Örneğin 3 farklı nükleer santral yapımı plan dahilinde. Birinde ise yapım çalışması çoktan başladı. Mersin’de inşa edilen toplam 4 bin 800 MW kurulu gücü ile Akkuyu Nükleer Santrali’nin 2023 yılında faaliyete geçmesi öngörülüyor. İkinci santral ise Sinop’ta inşa edilecek ve 4 bin 480 MW kurulu güce sahip olacak.

Türkiye’de elektrik tüketimi kişi başına 3 bin 600 kWs düzeyinde. Bu ihtiyaca cevap verebilmek için 2023 yılına kadar elektrik enerjisi kurulu güç kapasitesinin 110 bin MW’ın üzerine çıkarılması, toplam elektrik üretiminin ise 400 milyar KWs yükseltilmesi hedefleniyor.

Türkiye, yenilenebilir enerji kaynaklarını da en az %30 seviyesine çıkarak enerjide dışa bağımlılığı ortadan kaldırmayı hedefliyor. Ülke yıllar içinde, Keban, Atatürk Barajı gibi dev projelerle hidroelektrik santrallerde bölgesindeki en büyük güce sahip hale geldi. Şimdi, jeotermal, güneş enerjisi ve rüzgar santrallerine milyarlarca dolarlık yatırımlar yapıyor.

İlk etapta, rüzgar ve güneşte 10’ar bin MW kurulu kapasite hedeflendi. Yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üreten santral sayısı güneş santralleriyle birlikte 4 bini aştı. Şimdi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun 2018 başında bireysel tüketicilerin de çatılara güneş santrali kurmalarını kolaylaştıran düzenlemesiyle bu hacim daha da artacak.

Yerli ve yabancı yatırımcıların da ilgisiyle yenilenebilir enerjide, rüzgarı arkasına alan Türkiye’de güneşli günler yakın.

2020’den önce 32.000’i hidroelektrikte, 10.000’i rüzgarda, 3.000’i güneşte ve 1.000’i jeotermal enerjide olmak üzere toplam kurulu gücün 46.000’i MW’ı geçmesi hedefleniyor. 2023’e kadar ise rüzgar enerjisi kurulu gücünün 20 bin MW’a çıkarılması planlanıyor.

Enerjide önemli bir köprü olan Türkiye aynı zamanda bir merkez olmanın hesaplarını yapıyor. Türkiye’nin sahip olduğu petrol ve doğalgaz kaynakları sınırlı. Ancak konumu bakımından bu kaynakların küresel pazarlara ulaştırılmasında büyük avantajı var.

Rusya ve Ortadoğu doğalgazı ile petrolünün Batı’ya ulaştırılmasında Türkiye’nin çok önemli bir potansiyeli bulunuyor. Son dönemde peş peşe projelerle bu potansiyel hayata geçmeye başladı. TANAP başta olmak üzere Türkiye, yapılan ve projesi devam eden boru hatlarıyla doğalgaz ve petrolde bir enerji köprüsüne dönüşüyor. Yeni hedef ise üzerinden boru geçen ülkeden enerji ticaretinde merkez ülkeye dönüşmek.